Mali piyasalar pek ilgilenmese de sanayi açısından çok kritik olan “Made in Europe” konusunu irdelemek istiyoruz. Bu kavram, AB’nin stratejik özerklik kazanmak için başlattığı yeni nesil bir korumacılık ve sanayi hamlesidir. Temel amacı, özellikle batarya, savunma, enerji ve otomotiv gibi kritik sektörlerde üretimin Çin veya ABD gibi dış güçlere bağımlı kalmadan, Avrupa sınırları içinde yapılmasını sağlamaktır. Avrupa içinde özellikle Fransa’nın başını çektiği bir grup, kamu ihalelerinde ve teşviklerde “Sadece AB içinde üretilen ürünlere destek verilsin” (Buy European) kuralını getirmeye çalışıyor. Bu durum, Avrupa’ya mal satan ancak AB üyesi olmayan ülkeler için büyük bir ticari bariyer riski taşıyor.
Bu noktada Türkiye-AB ilişkileri sorgulanan bir noktaya taşınıyor. Normal şartlarda Türkiye, AB üyesi olmadığı için bu korumacı çemberin dışında kalma ve ihracat engelleriyle karşılaşma riskiyle karşı karşıyaydı. Ancak gelen son bilgilere göre Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin “Made in EU” politikası kapsamındaki üretim kriterlerine dahil edilmesinin hukuki olarak onaylandığını duyurdu. Bizce Türkiye’nin 30 yıllık Gümrük Birliği geçmişi ve Avrupa sanayisiyle olan entegrasyonu, dışlanmasını zaten imkansız kılıyordu. AB yetkilileri, Türkiye’yi dışlamanın Avrupa’nın kendi tedarik zincirine de zarar vereceğini kabul ederek Türkiye’yi bu ekosistemin bir parçası olarak görmeye başlamış durumda…
Bu Türkiye açısından ne anlama geliyor? Türk malları Avrupa pazarında “yabancı/ithal” değil, “Avrupa ekosisteminin parçası” olarak işlem görmeye devam edecek. Avrupalı dev şirketler, Çin’den çekilirken üretim bantlarını “Made in Europe” sayıldığı için Türkiye’ye kaydırmaya devam edebilir. Bu arada bu kapsama tam dahil olmanın en büyük şartı Yeşil Mutabakat uyumu. Yani ürünlerimiz sadece burada yapıldığı için değil, “çevreci olduğu” sürece bu etiketi koruyacak. Özetle, Türkiye bu sürece dahil edilerek büyük bir ticaret savaşından ve ihracat engelinden direkten dönerek kurtulmuş oldu. Bunu, Türk sanayisi açısından önemli bir adım olarak görmemiz gerekebilir.
