
• Küresel piyasalarda son günlerde yeniden konuşulan kavram: Warflation.
• Savaşların enerji fiyatlarını yükseltmesi ve bunun enflasyonu artırması bu kavramın temelini oluşturuyor.
• İran etrafındaki gerilim, yatırımcıların yeniden “savaş enflasyonu” riskini fiyatlamaya başlamasına neden oldu.
Finans dünyasında bazen bir kavram, uzun analizlerden daha iyi bir durumu anlatır. Son günlerde piyasalarda sıkça duyulan kelimelerden biri de warflation. Basitçe söylemek gerekirse warflation, savaşların enerji ve emtia fiyatlarını yükseltmesi ve bunun enflasyonu artırması anlamına geliyor.
Bu kavramın nasıl çalıştığını anlamak için yatırımcıların kullandığı önemli bir referans var: Savaş Enflasyon Endeksi.
Bu endeksin başlangıç noktası 23 Şubat 2022 olarak kabul ediliyor. Yani Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bir gün önce endeks değeri 100 olarak alınmıştı. Savaşın başlamasıyla birlikte enerji fiyatları hızla yükseldi ve bu endeks de kısa sürede yukarı tırmandı. Çünkü petrol, doğalgaz ve gıda fiyatlarındaki artış dünya genelinde enflasyonu hızlandırdı.
Bugün İran etrafındaki gerilim konuşulurken yatırımcıların aklına gelen ilk şey tam olarak bu deneyim.
Yeni bir enerji şoku ihtimali
Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin piyasalarda bu kadar dikkatle takip edilmesinin nedeni enerji akışı. Özellikle Hürmüz Boğazı bu açıdan kritik bir noktada bulunuyor.
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor. Ayrıca önemli miktarda LNG sevkiyatı da yine bu bölgeden yapılıyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak bir askeri gerilim yalnızca jeopolitik bir kriz değil, aynı zamanda enerji piyasaları için doğrudan bir risk anlamına geliyor.
Eğer tanker trafiğinde bir aksama yaşanırsa petrol fiyatları hızla yükselebilir. Petrol fiyatları yükseldiğinde ise yalnızca enerji maliyetleri değil, üretim ve taşımacılık maliyetleri de artar. Bu da enflasyon üzerinde yeni bir baskı yaratır.
İşte yatırımcıların warflation dediği mekanizma tam olarak bu.
Piyasalar neden bu kadar hassas?
Küresel piyasalar zaten son birkaç yıldır yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Merkez bankaları faizleri artırarak enflasyonu kontrol altına almaya çalıştı. Bu nedenle enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası ekonomiler için ciddi bir risk oluşturuyor.
Çünkü petrol fiyatlarının hızlı yükselmesi üç önemli sonuç yaratabilir:
• enflasyon yeniden yükselir
• merkez bankaları faiz indirimlerini geciktirir
• ekonomik büyüme yavaşlar
Bu üçlü kombinasyon finans piyasaları için oldukça zor bir ortam anlamına geliyor.
Gelişen ülkeler daha fazla etkileniyor
Jeopolitik krizlerin etkisi genellikle önce gelişen ülke piyasalarında görülür. Çünkü yatırımcılar risk arttığında paralarını daha güvenli gördükleri varlıklara taşımaya başlar.
Son günlerde bazı gelişen ülke para birimlerinde görülen sert hareketler de bu nedenle dikkat çekiyor. Yatırımcılar riskli varlıklardan çıkarken dolar ve ABD tahvilleri gibi güvenli limanlara yöneliyor.
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için ise petrol fiyatları ayrı bir önem taşıyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi:
• cari açığı artırabilir
• enflasyonu yükseltebilir
• enerji maliyetlerini artırabilir
Bu nedenle Orta Doğu’daki gelişmeler Türkiye ekonomisi açısından da yakından takip ediliyor.
Warflation gerçekten geliyor mu?
Şu anda piyasalarda üç farklı senaryo konuşuluyor.
Birinci senaryoya göre gerilim kısa sürede kontrol altına alınabilir. Bu durumda enerji fiyatlarında kalıcı bir yükseliş yaşanmayabilir.
İkinci senaryoya göre çatışma sınırlı kalır ancak risk primi bir süre yüksek kalır. Bu durumda petrol fiyatları bir süre dalgalı seyredebilir.
Üçüncü ve en çok korkulan senaryo ise enerji akışının gerçekten etkilenmesi. Eğer Hürmüz Boğazı’nda ciddi bir aksama yaşanırsa petrol fiyatlarında sert yükseliş görülebilir ve dünya ekonomisi yeni bir enerji enflasyonu dalgasıyla karşılaşabilir.
Sonuç
Bugün piyasalarda konuşulan warflation kavramı aslında tek bir soruya dayanıyor:
Savaş enerji fiyatlarını ne kadar etkileyebilir?
2022’de Rusya-Ukrayna savaşı bu sorunun cevabını tüm dünyaya göstermişti. Enerji fiyatları yükseldiğinde enflasyon da hızla yükseliyor.
İran etrafındaki gelişmeler bu nedenle yakından izleniyor. Çünkü yatırımcıların aklındaki soru hâlâ aynı:
Yeni bir savaş enflasyonu dönemi mi başlıyor, yoksa bu sadece geçici bir jeopolitik şok mu?
