0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Dünya - Manşet

ABD – İran Arasında Karar Anı Yaklaşıyor

Washington, Tahran’la üç saat süren görüşmelerde nükleer dosyada maksimum taleplerini iletti. İran’dan Fordow, Natanz ve İsfahan tesislerinin tamamen imhası, mevcut zenginleştirilmiş uranyum stokunun ...
Hülya Kocaer
Şubat 26, 2026
Paylaş

Washington, Tahran’la üç saat süren görüşmelerde nükleer dosyada maksimum taleplerini iletti.
İran’dan Fordow, Natanz ve İsfahan tesislerinin tamamen imhası, mevcut zenginleştirilmiş uranyum stokunun teslimi ve “sıfır zenginleştirme” taahhüdü isteniyor.
ABD Senatörü Lindsey Graham, “zevahiri kurtarma” amaçlı sınırlı zenginleştirme formülüne sert çıktı: “Screw that.”

ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakerelerde tansiyon yükseliyor. Üç saat süren son temasın ardından sürece ara verilirken, Washington’ın Tahran’dan talep ettiği şartlar netleşti. ABD tarafı, İran’ın nükleer altyapısının çekirdeğini oluşturan üç kritik tesisin — Fordow, Natanz ve İsfahan — tamamen imha edilmesini istiyor. Buna ek olarak, mevcut zenginleştirilmiş uranyum stokunun teslim edilmesi ve kalıcı biçimde “sıfır zenginleştirme” ilkesinin kabulü talep ediliyor.

Bu çerçeve, 2015 tarihli nükleer anlaşmanın (JCPOA) ötesine geçen, İran’ın zenginleştirme kapasitesini sınırlamak yerine fiilen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir yaklaşımı yansıtıyor. Washington, “savaş riskini bertaraf etmeye” dönük müzakerelerde tarafların hâlâ uzak olduğunu kabul ederken, Beyaz Saray’a yakın çevreler karar anının yaklaştığını belirtiyor.

Zevahiri Kurtarma Formülüne Sert Tepki

Müzakere kulislerinde, İran’ın “face-saving formula” için sembolik düzeyde düşük oranlı uranyum zenginleştirmesine izin verilebileceği yönünde haberler çıkarken, bu ihtimal ABD iç siyasetinde sert tepki gördü. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, söz konusu senaryoya açık biçimde karşı çıkarak, “Eğer İran’ın haklarımızdan vazgeçmedik diyebilmesi için çok küçük miktarda uranyum zenginleştirmesine izin verileceği doğruysa: buna lanet olsun” ifadelerini kullandı.

Graham, İran rejimini “dindar Naziler” olarak nitelendirirken, rejimin 30 binden fazla vatandaşını öldürdüğünü ve yıkılması gerektiğini savundu. Bu çıkış, Kongre’de İran dosyasında manevra alanının dar olduğunu ve Trump yönetiminin olası bir esneklik hamlesinin içeride siyasi maliyet doğurabileceğini gösteriyor.

Karar Anı Yaklaşıyor

ABD-İran görüşmelerinin üç saat sürmesi, teknik başlıklarda yoğun bir müzakere yürütüldüğüne işaret ediyor. Ancak ortaya konan şartlar, İran açısından egemenlik ve caydırıcılık mimarisinin temel unsurlarını hedef alıyor. Özellikle Fordow gibi yeraltı ve tahkim edilmiş tesislerin imhası talebi, Tahran için kırmızı çizgi niteliğinde görülüyor.

Washington’ın “sıfır zenginleştirme” ısrarı, İran’ın nükleer programını tamamen sivil çerçeveye çekmekten öte, potansiyel askeri kapasiteyi kalıcı biçimde ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Bu, anlaşma sağlanamaması durumunda askeri seçeneklerin daha görünür hale gelebileceği anlamına geliyor.

Diplomatik trafik sürerken, masadaki tablo iki ihtimali öne çıkarıyor: Ya İran, ağır koşulları kabul ederek programını radikal biçimde tasfiye edecek; ya da müzakere süreci askeri ve jeopolitik risklerin yükseldiği yeni bir faza evrilecek. ABD iç siyasetinden gelen sert mesajlar, ikinci senaryonun da ciddi biçimde masada olduğunu gösteriyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction