
Bloomberg’e göre yapay zekâ temasında kazanan taraf donanım olurken, yazılım hisseleri kâr büyümesinde ivme kaybediyor.
Avrupa’da yazılım şirketlerinin hisse başına kâr artışının 2026’da %13’e gerilemesi beklenirken, çip ve yarı iletken ekipman tarafında %21’lik artış öngörülüyor.
Yatırımcılar, yapay zekâ riskine daha açık gördükleri yazılım hisselerinden çıkarken, sermaye harcamalarından doğrudan faydalanan donanım tarafına yöneliyor.
Bloomberg’in analizine göre, yapay zekâ temasında piyasa dengeleri belirgin biçimde değişiyor. Son iki yılda “AI kazananı” olarak fiyatlanan yazılım şirketleri ivme kaybederken, donanım tarafı—özellikle çip üreticileri ve yarı iletken ekipman şirketleri—kâr beklentilerinde açık ara öne çıkıyor. Bu ayrışma, Avrupa hisse senedi piyasalarında 2025 ortasından bu yana giderek daha net bir görünüm kazanmış durumda.
Bloomberg verilerine göre, Avrupa’daki yazılım şirketlerinin hisse başına kâr (EPS) artışının 2026 yılında %13’e gerilemesi bekleniyor. Bu oran, 2025’te kaydedilen %17’lik büyümeye kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor. Buna karşılık, Avrupa’daki çip üreticileri ve yarı iletken ekipman şirketlerinin kârlarının aynı dönemde %21 artması öngörülüyor. Donanım tarafında 2025’te yalnızca %7 seviyesinde kalan kâr artışı beklentisinin bu kadar sert yükselmesi, yapay zekâ yatırımlarının ekonomik faydasının giderek altyapı ve ekipman tarafında yoğunlaştığını gösteriyor.
Söz konusu yazılım ve donanım şirketlerinin tamamı Stoxx Europe 600 endeksi kapsamında yer alıyor. Bu durum, tematik bir ayrışmanın ötesinde, ana endeks içindeki sektör dağılımında da önemli bir değerleme kaymasına işaret ediyor. Bloomberg’e göre yatırımcılar, yapay zekâ hikâyesinde “vaat” aşamasını büyük ölçüde geride bırakmış durumda ve artık doğrudan nakit akışı, sipariş defteri ve sermaye harcaması görünürlüğü sunan şirketlere yöneliyor.
Geçtiğimiz hafta küresel yazılım ve bilişim hisselerinde görülen satış dalgasının tetikleyicilerinden biri de Anthropic tarafından yayımlanan yeni bir yapay zekâ eklentisi oldu. Şirketin hukuki süreçleri otomatikleştirmeye yönelik bu ürünü, özellikle kurumsal yazılım alanında faaliyet gösteren şirketlerin gelir modelleri açısından tehdit algısını güçlendirdi. Bloomberg’e göre bu gelişme, yatırımcıların yazılım şirketlerinin uzun vadeli fiyatlama gücü ve kârlılığı konusunda daha temkinli bir duruşa geçmesine neden oldu.
Öte yandan, donanım tarafını destekleyen en önemli unsur, küresel teknoloji devlerinin açıkladığı yüksek ölçekli sermaye harcaması planları. Amazon ve Alphabet’in yapay zekâya yönelik veri merkezi, sunucu ve çip yatırımlarını artırma planları, yarı iletken üreticileri ve ekipman sağlayıcıları için görünürlüğü yüksek bir talep zemini oluşturuyor. Bloomberg, bu harcamaların yazılım şirketlerinden ziyade, doğrudan fiziksel altyapıyı sağlayan şirketlerin bilançolarına yansıdığını vurguluyor.
Analize göre, 2025 ortasından bu yana yazılım ve donanım hisseleri arasındaki performans farkı belirgin şekilde açılmış durumda. Yatırımcılar, yapay zekâya “dolaylı” maruz kaldıkları yazılım şirketlerini daha riskli görmeye başlarken, yapay zekâ yatırımlarının somut çıktılarından faydalanan donanım şirketlerini tercih ediyor. Bu eğilim, yalnızca kısa vadeli bir fiyat hareketi olarak değil, sektörler arası daha kalıcı bir değerleme değişimi olarak okunuyor.
Bloomberg, bu ayrışmanın arkasında yatan temel dinamiği şu şekilde özetliyor: Yapay zekâ çağında değer, giderek algoritmadan ziyade hesaplama gücü, veri merkezi kapasitesi ve üretim ölçeğinde yoğunlaşıyor. Yazılım şirketleri hâlâ büyüme potansiyeli barındırsa da, rekabetin artması ve yeni yapay zekâ araçlarının fiyatlama baskısı yaratması, kâr artış beklentilerini sınırlıyor. Buna karşılık, donanım tarafında yüksek giriş bariyerleri ve uzun vadeli yatırım döngüleri, daha öngörülebilir bir kazanç profili sunuyor.
Sonuç olarak Bloomberg’in ortaya koyduğu tablo net: Yapay zekâ temasında piyasa, “hikâye” aşamasından “bilanço” aşamasına geçiyor. Bu geçişte kazananlar, sermaye harcamalarının doğrudan adresi olan donanım ve yarı iletken şirketleri olurken; yazılım hisseleri artan rekabet ve baskılanan kâr beklentileri nedeniyle geride kalıyor. Bu ayrışmanın, önümüzdeki dönemde Avrupa hisse senedi piyasalarında da yön belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor.
