
Trump etkisiyle küresel piyasalarda eşik kırıldı. ABD varlıklarının tamamında aynı anda yaşanan satış dalgası, klasik “risk-off” kalıplarının bozulduğuna işaret ediyor. Hisse senedi–tahvil–dolar üçlüsünün birlikte değer kaybettiği bu tablo, piyasaların ABD’yi artık tek başına güvenli liman olarak görmediğini gösteriyor.
ABD borsaları günü sert kayıplarla kapatmaya hazırlanırken S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones’ta satışlar genele yayıldı. Özellikle teknoloji hisseleri öncülüğünde riskten kaçış hızlandı. Aynı anda VIX yükseliyor, yani korku fiyatlanıyor.
Normal şartlarda bu ölçekte bir satışta ABD tahvillerinin güçlenmesi beklenirdi. Ancak tam tersi yaşandı. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,30’a doğru tırmandı. Bu, yatırımcının “ABD borcu bile artık sığınak değil” demeye başladığını gösteren kritik bir sinyal.

Dolar cephesinde de tablo bozuldu. DXY 98,6’ya gerileyerek sert değer kaybetti. Küresel fonlar dolar likiditesinden çıkarken, “Sell America” teması yeniden masaya kondu.

Daha çarpıcı olan ise Japon tahvilleri. Küresel kriz anlarında sığınılan Japon devlet tahvillerinde de satış var. Japonya 10 yıllık getirisi %2,34 ile sert yükseldi. Bu, küresel tahvil piyasasında eş zamanlı bir güven erozyonuna işaret ediyor.

Tüm bu tabloya rağmen — ya da tam da bu yüzden — altın güçlü yükseliyor. Faizler artarken altının da değer kazanması, piyasanın en net mesajı:
Bu artık enflasyon–faiz dengesi değil, sistemik güven krizi.
BSEkonomi perspektifinden okuma net:
Bu hareket bir “geçici Trump dalgalanması” değil. ABD varlıklarının aynı anda satılması, küresel portföylerin merkez ülke riskini yeniden fiyatladığını gösteriyor. Japonya’nın da bu dalgaya eklenmesiyle birlikte, piyasa klasik güvenli liman haritasını yeniden çiziyor.
Kısacası:
• Hisse senedi düşüyor
• Tahvil güvenli liman değil
• Dolar zayıflıyor
• Altın konuşuyor
Bu, fiyat hareketinden çok rejim değişimi anlatısıdır.
