
Gümüş, 65 dolar Fibonacci direncinin aşılmasının ardından 95 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü
Analistler 100 doların artık kısa vadeli psikolojik eşik, 200–375 doların ise orta–uzun vadeli senaryo olduğunu söylüyor
Altın tarafında banka konsensüsü 5.000 dolar, aşırı senaryolar ise 9.000 dolara kadar uzanıyor
Küresel piyasalarda son haftaların en çarpıcı fiyat hareketi gümüşte yaşanıyor. Uzun süredir teknik ve psikolojik eşik olarak izlenen 65 dolar Fibonacci direncinin aşılması, beyaz metalde yalnızca yeni bir yükseliş dalgasını değil, aynı zamanda fiyat keşfi sürecini başlattı. Bu kırılmanın ardından gümüş, 20 Ocak 2026 Salı günü ons başına 95,34 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü ve tek günde yaklaşık %6,5 değer kazandı.

Bu yükseliş, altın tarafındaki eş zamanlı ralliden bağımsız değil. Aynı gün altın fiyatı da 4.731 doların üzerine çıkarak yeni zirve yaptı. Ancak dikkat çekici olan, gümüşün yüzde bazında altını açık ara geride bırakması. Son bir yılda gümüş fiyatları %185’in üzerinde yükselirken, bu performans onu yalnızca bir “değerli metal” değil, aynı zamanda piyasanın en agresif güvenli limanlarından biri hâline getirdi.

Bu sert fiyatlamanın arkasındaki ana tetikleyici, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelttiği yeni gümrük vergisi tehdidi oldu. Trump, 1 Şubat 2026’dan itibaren Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda ve Finlandiya’ya %10 gümrük vergisi uygulanacağını, Grönland meselesinde geri adım atılmaması hâlinde bu oranın 1 Haziran’a kadar %25’e çıkabileceğini açıkladı.
Bu açıklama, Avrupa piyasalarında sert satışlara yol açarken, sermaye hızla güvenli limanlara yöneldi. Analistlere göre bu süreç, ABD–AB hattında klasik bir ticaret geriliminden ziyade, ekonomik savaş algısı yarattı. Bu algı, altın ve gümüşteki yükselişi hızlandıran ana faktörlerden biri oldu.
Makroekonomi stratejisti Tom Bradshaw, gümüş ve altındaki bu hareketi “olağan bir boğa piyasası” olarak görmüyor. Bradshaw’a göre bu yükseliş, refah beklentilerinden değil, fiat para sisteminin ağır baskı altında olduğuna dair bir alarmdan kaynaklanıyor. Bradshaw, modellerine dayanarak gümüşün 2028’e kadar 375 dolar, altının ise 9.000 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.
Bradshaw’ın dikkat çektiği bir diğer nokta tarihsel korelasyon. Altının bir yıl içinde %38 ve üzeri yükseldiği dönemlerin hemen öncesinde ABD ekonomisinin ciddi resesyonlara girdiğini hatırlatıyor. Bu bağlamda mevcut yükseliş, hiperenflasyondan ziyade deflasyonist bir yavaşlama ve borç sistemine duyulan güvenin erozyonu olarak okunuyor.
Teknik açıdan bakıldığında gümüş, şu anda 200 günlük üstel hareketli ortalamanın yaklaşık %47 üzerinde işlem görüyor. Bu, tarihsel olarak aşırı uzama bölgesine işaret ediyor ve sert düzeltme riskini canlı tutuyor. Ancak mevcut fiyatlamayı yukarı çeken unsur, teknikten ziyade belirsizlik ve riskten kaçış olduğu için, olası bir düzeltmenin zamanlaması öngörülmesi zor bir hâl almış durumda.
Kısa vadede izlenen kritik seviyeler:
– 93,50 dolar: İlk destek
– 84 dolar: Ara destek
– 72–68 dolar: Güçlü birikim bölgesi
– 100 dolar: Psikolojik ve teknik dönüm noktası
Bu seviyelerin üzerinde kalıcılık sağlanması hâlinde, gümüşte artık klasik direnç kavramı yerine senaryo fiyatlaması konuşuluyor.
Gümüşün altından ayrıştığı en önemli nokta, endüstriyel talebin ağırlığı. Yapay zekâ veri merkezleri, güneş panelleri, temiz enerji yatırımları ve savunma sanayisi, gümüşü stratejik bir hammadde hâline getiriyor. Arz tarafında ise yapısal açık derinleşmeye devam ediyor. Bu da fiyatlar yükselirken bile talep tarafının tamamen sönmemesini sağlıyor.
Gümüşte 65 dolar direncinin aşılmasıyla birlikte piyasa “nereye kadar çıkar?” sorusundan “hangi senaryo gerçekleşir?” sorusuna geçmiş durumda. 100 dolar artık bir eşik, 200 dolar iyimser senaryo, 375 dolar ise sistemik stresin derinleştiği bir dünya tasviri.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde gümüş ve altın fiyatları, yalnızca emtia piyasasının değil, küresel para sistemine duyulan güvenin en net göstergelerinden biri olmaya devam edecek.
