
Japon devlet tahvili (JGB) getirilerindeki sert yükseliş, küresel reel faiz algısını yukarı çekti
Altın, JGB getirileri yükselirken güvenli liman talebiyle ayrışıyor
Bitcoin’in JGB fiyatlamasıyla korelasyonu güçleniyor, “alternatif parasal varlık” anlatısı öne çıkıyor

2025 boyunca Japonya devlet tahvillerinde (JGB) yaşanan sert getiri yükselişi, yalnızca Japon piyasalarına özgü bir gelişme olmaktan çıktı. 10 yıldan 40 yıla kadar uzanan vadelerde getirilerin yeni zirvelere tırmanması, küresel tahvil piyasasında “Japonya kaynaklı stres” başlığını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Grafik, uzun vadeli Japon tahvillerinde getirilerin yıl boyunca istikrarlı ama kararlı bir şekilde yukarı taşındığını gösteriyor.
Bu tablo, ilk etapta klasik bir refleksi tetikledi: güvenli liman arayışı. Altın fiyatlarının JGB getirileri yükselirken geri çekilmemesi, hatta güçlenmesi, piyasanın bu faiz artışını “sağlıklı sıkılaşma” değil, sistemik risk işareti olarak okuduğunu düşündürüyor. Normal şartlarda yükselen uzun vadeli faizler altın için negatif kabul edilir. Ancak burada denge bozuluyor. Yatırımcılar, Japonya’da artan borçlanma maliyeti ve merkez bankası üzerindeki baskıyı, uzun vadeli parasal istikrar riski olarak fiyatlıyor. Bu da altının, getiri baskısına rağmen talep görmesine yol açıyor.
Bitcoin tarafında ise daha farklı ama paralel bir ilişki oluşuyor. Bitcoin, JGB getirilerindeki yukarı yönlü kırılmalarla birlikte daha yüksek korelasyon sergilemeye başladı. Bu ilişki, Bitcoin’in artık yalnızca riskli bir teknoloji varlığı değil, “parasal sistemden kaçış” anlatısının bir parçası olarak konumlandığını gösteriyor. Özellikle uzun vadeli Japon tahvillerinde (30Y–40Y) görülen sert hareketler, Bitcoin fiyatlamasında dalgalanmayı artırırken, yönü tamamen aşağı çevirmiyor. Aksine, volatilite artıyor ama dipler korunuyor.
Grafikte dikkat çeken bir diğer unsur, getiriler arasındaki vade farkının açılması. Uzun vadeli JGB’lerin kısa vadeye kıyasla çok daha hızlı yükselmesi, Japonya’da faiz eğrisinin yeniden bozulduğuna işaret ediyor. Bu bozulma, Bank of Japan’ın uzun süredir sürdürdüğü gevşek para politikası mirasının piyasalar tarafından sorgulandığını gösteriyor. Tam da bu noktada hem altın hem Bitcoin, farklı gerekçelerle ama aynı risk algısı üzerinden destek buluyor.
JGB getirilerindeki yükseliş, “faizler arttı, altın düşer” gibi basit bir denklem üretmiyor. Aksine, Japonya kaynaklı uzun vadeli borç ve para politikası riski, altını klasik güvenli liman olarak, Bitcoin’i ise alternatif parasal varlık olarak aynı hikâyenin iki farklı yüzüne dönüştürüyor. Grafik, piyasanın bu kırılmayı ciddiye aldığını ve Japon tahvillerini artık sadece yerel bir gösterge değil, küresel risk barometresi olarak okuduğunu ortaya koyuyor.
