
Küresel piyasalarda gözler tarifeler ve Fed başkanlığı tartışmasına çevrildi
ABD borsalarında kısa vadeli stres, uzun vadede seçici fırsatlara dönüşebilir
Jeopolitik riskler artarken Türkiye için ayrışma penceresi yeniden tartışılıyor
Ekonomist TV’de her sabah saat 09.30’da dünya ve yurt içi gündemi yorumlayan Artunç Kocabalkan, yeni güne tarifeler, para politikası ve küresel risk iştahı ekseninde güçlü mesajlarla başlıyor. Küresel piyasalarda fiyatlanan ana başlığın belirsizlik değil, belirsizliğin nasıl yönetileceği olduğuna dikkat çekiliyor.
ABD tarafında, yeni Fed başkan adayı olarak öne çıkan Warsh isminin piyasalarda “daha öngörülebilir ama daha sıkı” bir para politikası algısı yarattığı vurgulanıyor. Bu beklenti, kısa vadede dalgalanmayı artırsa da, orta ve uzun vadede ABD borsaları için tamamen olumsuz bir tablo çizilmiyor. Kocabalkan’a göre, her şey kötüleşmeden önce yaşanan bu sert fiyatlamalar, seçici yatırımcı için yeniden konumlanma fırsatları yaratabilir.
Tarifeler cephesinde ise kritik bir eşikte olunduğu mesajı öne çıkıyor. ABD’nin ticaret politikalarında atacağı adımlar, yalnızca Amerikan varlıklarını değil, Avrupa’dan gelişen piyasalara kadar geniş bir hattı etkileme potansiyeline sahip. Özellikle tarifelerde geri adım ya da erteleme sinyali gelmesi, riskli varlıklarda kısa vadeli rahatlamayı tetikleyebilir.
Yurt içine dönüldüğünde, küresel dalganın Türkiye piyasalarına birebir yansımasından ziyade, ayrışma kapasitesinin yeniden test edildiği bir dönemden geçildiği vurgulanıyor. Küresel risklerin arttığı anlarda dahi, doğru politika bileşimi ve beklenti yönetimiyle Türkiye varlıklarının görece daha dirençli bir hikâye yazabileceği ifade ediliyor.
Artunç Kocabalkan’ın sabah yorumu net bir çerçeve çiziyor: Piyasalar korkudan çok yön arıyor. Tarifeler, Fed ve jeopolitik başlıklar gürültüyü artırsa da, uzun vadeli resimde her dalgalanma bir tehdit değil; doğru okunduğunda bir fırsat penceresi olabilir.