
Jerome Powell hakkında başlatılan soruşturma, Fed’in kurumsal bağımsızlığına yönelik risk tartışmalarını yeniden alevlendirdi
Sürecin, yeni Fed başkanının belirlenmesi ve Senato onayı aşamasını zorlaştırabileceği değerlendiriliyor
Wall Street ve uluslararası merkez bankaları, soruşturmanın ekonomik istikrar açısından yan etkilerine dikkat çekiyor
ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome H. Powell hakkında başlatılan cezai soruşturma, Washington’da ve küresel finans çevrelerinde geniş çaplı bir geri tepmeye yol açtı. The New York Times’a göre soruşturma; Cumhuriyetçi senatörler, uluslararası politika yapıcılar, Wall Street aktörleri ve Donald Trump’a yakın bazı isimler arasında beklenmedik ölçüde tepki topladı.
Soruşturmanın odağında, Fed’in Washington’daki genel merkezinde yürütülen yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yenileme projesi ve bu projeye ilişkin olarak Kongre’ye yapılan beyanlar bulunuyor. Adalet Bakanlığı’nın, proje kapsamında büyük jüri celpleri gönderdiği bilgisi dosyaya yansıdı. Ancak sürecin, Adalet Bakanlığı’nın merkez yönetimiyle önceden paylaşılmadan başlatıldığı yönündeki iddialar, soruşturmanın yöntemi ve zamanlaması konusunda soru işaretleri doğurdu.
Ortaya çıkan tablo, Powell’ın görev süresinin bu yıl sona erecek olması nedeniyle siyasi ve kurumsal etkileri daha da hassas hale getiriyor. Mevcut takvime göre Powell’ın Fed başkanlığı görevi Mayıs ayında sona eriyor. Buna karşın Powell, yönetim kurulu üyeliğini 2028 yılına kadar sürdürebiliyor. Hazine Bakanlığı bünyesinde yürütülen yeni Fed başkanını belirleme sürecinin ise soruşturma nedeniyle sekteye uğrayabileceği değerlendiriliyor.
Bazı Cumhuriyetçi senatörlerin, hukuki süreç netleşmeden Fed başkanlığına yapılacak yeni atamalara karşı çıkabileceği ihtimali gündeme gelirken, bu durum Senato onay sürecini daha karmaşık hale getirebilir. Bu belirsizlik, para politikasında süreklilik ve öngörülebilirlik açısından risk olarak görülüyor.
Uluslararası cephede ise merkez bankası yöneticilerinin, Fed’in kurumsal bağımsızlığının korunmasına yönelik ortak bir hassasiyet sergilediği ifade ediliyor. Küresel finans sisteminin merkezinde yer alan Fed’in siyasi ve hukuki baskılar altında algılanmasının, dolar varlıkları ve küresel sermaye akımları üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceği uyarıları yapılıyor.
Wall Street çevrelerinde oluşan genel kanaat ise soruşturmanın hukuki boyutundan ziyade, yaratabileceği kurumsal hasara odaklanıyor. Piyasa aktörleri, Fed’in bağımsızlığına yönelik algının zedelenmesinin, finansal istikrar ve para politikasının etkinliği açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor. Bu çerçevede soruşturma, yalnızca Powell’ın geleceğini değil, Fed’in kurumsal konumunu da doğrudan etkileyen bir başlık olarak öne çıkıyor.