
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt’in, “Her işinizi bırakın ve buna bakın” notuyla paylaştığı Venezuela merkezli “sonik silah” anlatısı, Washington’un İran dosyasında askeri gücün ötesinde araçları da devreye alma ihtimalini gündeme taşıdı. Paylaşım, ABD’nin Maduro operasyonu sırasında gizli bir yönlendirilmiş enerji ya da sonik sistem kullandığı iddiasını içeren bir hikâyeye atıf yapıyor.

Söz konusu anlatıda, Maduro’ya bağlı bir güvenlik görevlisi; “tanımlayamadığı yoğun bir ses dalgasına” maruz kaldıklarını, burun kanaması, bilinç kaybı ve hareket edememe gibi etkiler yaşadıklarını öne sürüyor. İddialar resmi olarak doğrulanmış değil. Ancak bu içeriğin Beyaz Saray Sözcüsü düzeyinde ve doğrudan çağrıyla paylaşılması, Washington’un bunu basit bir söylenti olarak görmediğini gösteriyor.
Bu paylaşımın zamanlaması kritik. Politico’nun haberine göre, Başkan Donald Trump Salı günü İran’a yönelik seçenekler konusunda kapsamlı bir brifing alacak. Brifingde süpersonik sinyallerle ilgili konuya dair bir briefing olacağı yönünde.
Washington kulislerinde bu iki gelişme birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan sinyaller olarak okunuyor. Saray Sözcüsü’nün paylaşımı, kamuoyuna dönük bir “zemin hazırlama” işlevi görürken; Trump’a sunulacak brifing, bu zeminin karar alma aşamasına taşındığını gösteriyor.
Özellikle son dönemde İran’daki protestolar, Tahran’ın ABD müdahalesi halinde ABD üslerini ve İsrail’i hedef alacağı yönündeki açıklamaları ve İsrail’in balistik füze tehdidine karşı alarm seviyesini yükseltmesi, Washington’un seçenek setini genişletmesine neden oluyor. Bu genişleme, yalnızca klasik askeri güçle sınırlı değil.
Beyaz Saray Sözcüsü’nün işaret ettiği “sonik silah” anlatısı, doğru olsun ya da olmasın, ABD’nin görünmeyen, inkâr edilebilir ve doğrudan iz bırakmayan araçları da bir güç çarpanı olarak düşündüğünü ima ediyor. Politico’nun aktardığı brifing gündemi ise bu ima ile örtüşüyor: Washington, İran dosyasında vurmak kadar, felç etmeyi; yıkmak kadar sindirmeyi de tartışıyor.