
İngiliz milletvekili Tom Tugendhat’a göre Rus kargo uçakları Tahran’a iniyor, İran’dan yüklü miktarda altın ülke dışına çıkarılıyor; bu durum rejimin olası bir çöküşe hazırlandığı sorusunu gündeme taşıdı.
JNS’nin haberine göre İran’ın eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ailesi ve Meclis Başkanı dahil bazı elit isimlerin Fransa vizesi arayışında olduğu iddia ediliyor.
Bu gelişmeler, dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in ve yakın çevresinin olası bir kriz senaryosunda ülke dışına çıkabileceğine dair söylentileri güçlendiriyor.
İran’a ilişkin son günlerde art arda gelen haberler, Tahran yönetiminin olası bir rejim krizi senaryosuna karşı hazırlık yaptığı iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Londra’da Avam Kamarası’nda konuşan Tom Tugendhat, Rusya’ya ait kargo uçaklarının Tahran’a iniş yaptığına dair raporlar bulunduğunu söyledi. Tugendhat, bu uçakların silah ve mühimmat taşıdığına dair iddiaların yanı sıra, İran’dan “büyük miktarlarda altının” ülke dışına çıkarıldığı yönünde bilgiler olduğunu dile getirdi.
İran International’ın aktardığına göre Tugendhat, bu gelişmelerin İran liderliğinin “olası bir düşüş sonrası hayata” hazırlanıp hazırlanmadığı sorusunu gündeme getirdiğini belirtti. Tugendhat, hükümetten bu iddialara ilişkin parlamentonun bilgilendirilmesini talep etti. Haberde, Rus kargo uçakları ve altın sevkiyatı iddialarının doğrudan doğrulanmış olmadığı, ancak Batılı siyasi çevrelerde ciddi biçimde tartışıldığı vurgulandı.
Bu iddialarla eş zamanlı olarak Jewish News Syndicate’de yayımlanan bir haberde, İran elitlerine dair dikkat çekici bir başka başlık öne çıktı. Habere göre, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ailesi ile İran Meclisi Başkanı’nın da aralarında bulunduğu bazı üst düzey isimlerin Fransa vizesi arayışında olduğu öne sürüldü. JNS, bu vize taleplerinin İran’daki mevcut siyasi ve güvenlik ortamına ilişkin kaygılarla bağlantılı olabileceğini yazdı.
Altın çıkışı ve vize iddiaları, İran’a dair daha sert senaryoları da beraberinde getiriyor. Bölgesel ve diplomatik kulislerde, dini lider Ali Hamaney ve ailesinin olası bir iç karışıklık veya rejim krizi durumunda Rusya’ya, özellikle Moskova’ya gidebileceğine dair söylentiler dolaşıyor. Bu iddialar resmi kaynaklarca doğrulanmış değil; ancak Rusya–İran ilişkilerinin son yıllarda derinleşmesi, bu tür senaryoların daha yüksek sesle konuşulmasına neden oluyor.
Bu haber akışı yalnızca siyasi bir kriz ihtimaline değil, aynı zamanda finansal ve rezerv yönetimi risklerine de işaret ediyor. Büyük miktarda altının ülke dışına çıkarıldığı iddiaları doğruysa, bu durum İran’ın rezerv kompozisyonu, ödeme kabiliyeti ve olası yaptırım senaryoları açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Aynı şekilde elitlerin vize arayışları, rejim içindeki güven algısının zayıfladığına dair güçlü bir sinyal olarak okunuyor.
Ortaya konan tablo henüz teyide muhtaç iddialardan oluşsa da, altın sevkiyatı, elit hareketliliği ve Moskova senaryosunun aynı anda gündeme gelmesi, İran dosyasında “olağan dışı bir hazırlık” ihtimalinin artık yalnızca marjinal bir iddia olmaktan çıktığını gösteriyor.