
ABD siyasetinin önemli figürlerinden Senatör Lindsey Graham, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamalarla jeopolitik gündemi sarstı. Graham, Küba’daki mevcut yönetimi sert bir dille eleştirerek, 2026 yılına kadar bölgede büyük bir yönetim değişikliği yaşanacağına dair sinyaller verdi.
İşte Washington koridorlarından yansıyan o kritik mesajlar ve jeopolitik risk analizleri:
Senatör Graham, Küba’yı “rahip ve rahibeleri öldüren komünist bir diktatörlük” olarak tanımlayarak, adadaki yönetimin meşruiyetini kaybettiğini savundu. Graham, “Küba’yı bekleyin. Günleri sayılı. Bir gün, umarım 2026’da, arka bahçemizdeki bütün bu ülkeleri müttefiklerimiz yönetecek” ifadelerini kullanarak, ABD’nin Latin Amerika ve Karayipler politikasında vites yükselteceğini ilan etti.
ABD’nin “arka bahçesi” olarak nitelendirdiği bölgedeki otoriter yapılarla mücadelesini yeni bir evreye taşıdığı görülüyor. Graham’ın özellikle 2026 yılını işaret etmesi, ABD’nin bölgedeki stratejik müttefik sayısını artırma ve ideolojik rakiplerini tasfiye etme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Bu çıkış, Venezuela’daki son gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde, Washington’ın bölgesel nüfuzunu yeniden tahkim etme hamlesi olarak yorumlanıyor.
Graham’ın bu sert açıklamaları, beraberinde tarihsel riskleri de gündeme getiriyor. Diplomatik çevrelerde, Küba meselesinin ABD tarihindeki en travmatik olaylardan biri olan Kennedy suikastı ve Küba Füze Krizi ile bağları hatırlatılıyor. Küba’nın geçmişte büyük güçler arasındaki dengeyi bozma potansiyeli, bugünkü “arka bahçe” operasyonlarının da yüksek riskli bir zeminde ilerlediğine işaret ediyor.
Küresel siyasetin 2026 hedeflerine kilitlendiği bu dönemde, Küba eksenli gelişmelerin “arka bahçeden” çıkıp dünya gündeminin merkezine yerleşmesi bekleniyor.