
Mohamed A. El-Erian’ın sosyal medya hesabında paylaştığı bu grafik, küresel altın talebinde yapısal bir kırılmaya işaret ediyor. Grafik, dünya genelindeki altın ETF’lerinin yönetilen varlık büyüklüğünü (AUM) zaman içinde gösteriyor ve özellikle son dönemde yaşanan sert yukarı yönlü ivmeyi öne çıkarıyor.
Grafiğin ana mesajı net: altına olan talep artık geçici bir kriz refleksi değil, kalıcı bir portföy tercihi hâline geliyor. 2005’ten bu yana kademeli artış gösteren altın ETF varlıkları, 2020 sonrası dönemde dalgalı bir seyir izlese de 2024–2025 itibarıyla tarihi bir kırılma yaşıyor. Son bölümde görülen neredeyse dikey yükseliş, bireysel ve kurumsal yatırımcıların aynı anda altına yöneldiğini gösteriyor.
Bu hareketin arkasında üç temel dinamik bulunuyor. Birincisi, jeopolitik risklerin kalıcı hâle gelmesi. Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar ve son olarak Venezuela merkezli gerilimler, yatırımcıların “nakit + tahvil” dengesine olan güvenini aşındırıyor. İkincisi, para politikasına duyulan güvensizlik. ABD başta olmak üzere büyük merkez bankalarının yüksek borçluluk ortamında manevra alanının daralması, altını yeniden “nihai güvenli liman” konumuna taşıyor. Üçüncüsü ise bireysel yatırımcının oyuna girişi. Grafik, sadece merkez bankaları ya da büyük fonlar değil, perakende yatırımcıların da ETF kanalıyla altına güçlü şekilde yöneldiğini ortaya koyuyor.
Bu grafik, altın piyasasında yaşanan yükselişin spekülatif değil, yapısal olduğunu anlatıyor. ETF AUM’daki bu artış, fiyat hareketlerinden bağımsız olarak sermaye tahsisinin yön değiştirdiğini gösteriyor. Yani yatırımcılar altını “trade edilen bir enstrüman”dan çok, portföy sigortası olarak konumlandırıyor.
El-Erian’ın bu grafiği paylaşması da tesadüf değil. Uzun süredir küresel sistemde “çoklu kırılganlık dönemi” yaşandığını vurgulayan El-Erian, bu veriyle şunu ima ediyor: Altına olan talep, korkudan değil; sistemik belirsizliğin yeni normal olmasından besleniyor. Bu da altın fiyatlarında görülen yükselişin yalnızca bir ralli değil, daha uzun vadeli bir yeniden fiyatlama süreci olabileceğine işaret ediyor.