0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Dünya - Manşet - Piyasalar

Dünyanın En Büyük Finansal Sırrı Sona Erdi

Japonya Merkez Bankası, Eylül 2025’te yayımladığı teknik bir belgeyle 83 trilyon yenlik varlık tasfiyesinin kapısını araladı. Yüz yıla yayılacak bu süreç, yen carry trade rejiminin sona erdiğini ve kü...
Hülya Kocaer
Aralık 17, 2025
Paylaş

Japonya Merkez Bankası, Eylül 2025’te yayımladığı teknik bir belgeyle 83 trilyon yenlik varlık tasfiyesinin kapısını araladı.
Yüz yıla yayılacak bu süreç, yen carry trade rejiminin sona erdiğini ve küresel risk fiyatlamasının değiştiğini gösteriyor.
Analist Shanaka Anslem Perera’ya göre 19 Aralık 2025, savaş sonrası finansal düzenin son evresinin başladığı tarih olabilir.

Küresel piyasalarda son çeyrekte yaşanan dalgalanmalar çoğunlukla ABD Merkez Bankası, jeopolitik riskler ya da teknoloji hisseleri üzerinden okunuyor. Oysa perde arkasında çok daha sessiz, fakat çok daha yapısal bir kırılma yaşanıyor. Shanaka Anslem Perera’nın analizine göre bu kırılmanın merkezi Washington değil, Tokyo.

Japonya Merkez Bankası’nın Eylül 2025’te yayımladığı üç sayfalık teknik belge, yüz yılı aşacak bir bilanço küçültme sürecinin başlangıcını ilan etti. BOJ’un elinde biriken ETF ve J-REIT varlıklarının mütevelli aracılığıyla kademeli şekilde elden çıkarılması kararı, toplamda yaklaşık 83 trilyon yenlik bir tasfiyeye işaret ediyor. Piyasalar bu adımı yıllık satış tutarlarının düşük olmasına bakarak önemsiz gördü. Ancak Perera’ya göre asıl mesele hız değil, rejim değişimi.

Bu karar, Japonya Merkez Bankası’nın on yılı aşkın süredir sürdürdüğü “koşulsuz alıcı” rolünden kalıcı biçimde çıkması anlamına geliyor. BOJ artık piyasayı destekleyen bir çapa değil, önümüzdeki onlarca yıl boyunca varlık satan bir aktör olacak. Bu dönüşüm, Japon hisse senetlerinden başlayarak küresel risk primlerinin yeniden hesaplanmasını zorunlu kılıyor.

Hikâyenin daha derin katmanı ise yen carry trade. 1999’da sıfır faiz politikasıyla başlayan süreçte Japon yeni, küresel finansın görünmez kaldıraç mekanizmasına dönüştü. Japon tasarrufları ve kurumları, ucuz yenle fonlanarak ABD tahvillerinden gelişen piyasa varlıklarına, emtialardan yüksek getirili borçlanma araçlarına kadar her alanda marjinal likidite kaynağı oldu. Fed doların fiyatını belirlerken, yen riskli varlıkların yakıtını sağladı.

Perera’nın analizine göre bu yapı artık çözülme sürecine girmiş durumda. BOJ bilançosu Japonya GSYH’sinin yaklaşık yüzde 130’una ulaşmışken, merkez bankası Japon devlet tahvillerinin yarısından fazlasını ve hisse senedi piyasasının önemli bir bölümünü elinde tutuyor. Bu devasa pozisyonun artık genişlemeyeceği, aksine yavaş da olsa geri çağrılacağı ilan edilmiş durumda.

Kritik eşik ise Aralık 2025. Japonya Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 0,75’e yükseltmesi bekleniyor. Bu seviye, 1995’ten bu yana görülen en yüksek faiz oranı olacak. Faiz artışı, ETF tasfiyesi ve carry trade çözülmesi birleştiğinde, küresel varlık fiyatları için uzun süredir geçerli olan “ucuz para varsayımı” temelden sarsılıyor.

Shanaka Anslem Perera’ya göre 19 Aralık 2025, geriye dönüp bakıldığında savaş sonrası finansal düzenin son evresinin başladığı gün olarak hatırlanabilir. Önümüzdeki 12–18 aylık dönem ise bu yapısal dönüşümü erken fark edenlerle, eski düzenin devam edeceğini varsayanlar arasındaki farkı net biçimde ortaya koyacak. Japonya’nın onlarca yıldır verdiğini şimdi yavaşça geri almaya başlaması, küresel finansın en az konuşulan ama en belirleyici hikâyesi haline gelmiş durumda.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction