
Çin’de ekonomistler ve eski merkez bankası yetkilileri, ihracat ağırlıklı modelden çıkış için daha güçlü yuan çağrısı yapıyor.
Goldman Sachs, yuanın ekonomik temellere göre yaklaşık yüzde 25 düşük değerli olduğunu hesaplıyor. Güçlü yuan, ticaret dengesizliği ve küresel gerilimleri azaltabilecek “kontrollü” bir politika aracı olarak görülüyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in daha güçlü yuan yönündeki mesajları, ülkede nadir görülen bir kamuoyu para politikası tartışmasını tetikledi. Uzun yıllardır rekabetçi kur avantajını büyüme modelinin merkezine koyan Çin için bu çıkış, yalnızca teknik bir kur tartışması değil; ekonomik yönelimde olası bir paradigma değişimine işaret ediyor.
Bloomberg’e yansıyan değerlendirmelere göre, Çinli ekonomistler ve eski merkez bankası yetkilileri arasında daha güçlü bir para biriminin gerekli olduğu yönünde artan bir görüş birliği oluşuyor. Bu yaklaşım, ihracat odaklı büyümeden iç tüketime dayalı daha dengeli bir ekonomik yapıya geçiş hedefiyle örtüşüyor. Güçlü yuan, hanehalkının satın alma gücünü artırarak tüketimi destekleyebilecek bir araç olarak öne çıkıyor.
Yuanın mevcut seviyesi ise tartışmanın merkezinde. Goldman Sachs’ın hesaplamalarına göre Çin para birimi, ekonomik temellere kıyasla yaklaşık yüzde 25 oranında düşük değerli. Bu değerlendirme, yuanın “zorunlu olarak zayıf tutulduğu” yönündeki uluslararası eleştirileri de yeniden gündeme getiriyor. Bazı uzmanlar, mevcut koşullarda yuanın anlamlı bir değerlenme alanına sahip olduğunu savunuyor.
Daha güçlü yuan aynı zamanda dış ticaret cephesinde de stratejik bir araç olarak görülüyor. Çin’in kronik ticaret fazlası ve ABD başta olmak üzere Batı ile yaşanan ticaret gerilimleri düşünüldüğünde, kontrollü bir kur değerlenmesinin tansiyonu düşürebileceği değerlendiriliyor. Güçlü para birimi, ithalatı ucuzlatarak küresel satın alma gücünü artırırken, Çin’in “kur üzerinden rekabet” eleştirilerine karşı da siyasi bir kalkan oluşturabilir.
Ancak bu tartışmanın sınırları net. Pekin için ani ve sert bir değerlenme, ihracatçı sektörler üzerinde baskı yaratabilir ve büyüme dinamiklerini zayıflatabilir. Bu nedenle konuşulan senaryo, serbest bırakılmış bir kur sıçramasından ziyade, sıkı kontrol altında ve kademeli bir değerlenme süreci.
Sonuç olarak Xi’nin güçlü yuan mesajı, Çin’in sadece para politikasında değil, büyüme modelinde de yeni bir denge arayışına girdiğini gösteriyor. Bu tartışmanın nasıl sonuçlanacağı, önümüzdeki dönemde küresel ticaret dengeleri ve gelişen ülke para birimleri açısından yakından izlenecek başlıklardan biri olmaya aday.