
ABD, Rusya ile olası bir barış anlaşması kapsamında Ukrayna’ya NATO’nun 5. Maddesine benzer güvenlik garantileri vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Taraflar arasında başlıkların yüzde 90’ında uzlaşma sağlandığı belirtilirken, toprak ve egemenlik konuları halen çözümsüz.
Almanya’daki görüşmeler, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik sürecin kritik bir eşiğe geldiğine işaret ediyor.
ABD’li yetkililer, Rusya ile Ukrayna arasında önerilen bir barış anlaşması kapsamında Ukrayna’nın NATO benzeri güvenlik garantileri elde edebileceğini açıkladı. Washington’dan yapılan açıklamalara göre, bu garantiler NATO’nun kolektif savunma ilkesini düzenleyen 5. Maddeye benzer bir koruma çerçevesi sunmayı hedefliyor. Bu teklif, 2022’de başlayan savaşın sona erdirilmesi yönünde bugüne kadarki en güçlü güvenlik sinyali olarak değerlendiriliyor.
Berlin’de iki gün süren görüşmelerin ardından konuşan ABD’li yetkililer, Ukrayna ve Rusya arasında ele alınan başlıkların yaklaşık yüzde 90’ında mutabakata varıldığını belirtti. Ancak toprak ve egemenlik konularının hâlâ en zorlu dosya olduğu vurgulandı. Ukrayna yönetimi, daha önce defalarca toprak tavizine karşı olduğunu açıklamıştı. Kamuoyu yoklamaları da Ukrayna toplumunda bu yönde güçlü bir direnç bulunduğunu gösteriyor. Buna karşın Rusya’nın da temel taleplerinden geri adım atmaya istekli olmadığı ifade ediliyor.
ABD’li bir yetkili, Moskova’nın Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılımına prensipte açık olduğunu söylerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın temel hedefinin Rusya’nın daha fazla batıya ilerlemesini engellemek olduğunu aktardı. Güvenlik garantilerinin süresiz bir taahhüt olmadığı, ancak “doğru bir anlaşma” sağlanması halinde masada olduğu özellikle vurgulandı.
NATO’nun temel taşı olarak görülen 5. Madde, bir üyeye yapılan saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılmasını öngörüyor. ABD tarafı, Ukrayna için önerilen garantilerin yoğun denetim, sahada izleme ve küçük çatışmaların büyümesini önleyecek çatışmasızlık mekanizmalarını içereceğini belirtti. Buna karşın, Washington’un bu garantileri fiilen ne ölçüde ve hangi askeri araçlarla sağlayacağı henüz netlik kazanmış değil.
Berlin’deki görüşmelere ABD adına Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner liderlik etti. Tarafların, toprak meselesine ilişkin üç sayfalık bir taslak metin üzerinde çalıştığı, bu metnin Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky tarafından ekibiyle değerlendirileceği ve ilerleyen aşamada Rus tarafıyla da ele alınacağı ifade edildi. Önümüzdeki günlerde ABD’de, muhtemelen Miami’de, yeni çalışma grubu toplantılarının yapılması bekleniyor.
Görüşmelerde ayrıca Ukrayna’nın savaş sonrası yeniden inşasına yönelik bir “refah paketi” de gündeme geldi. Dünya Bankası ile birlikte çalışan bir ekibin, küresel finans çevrelerinin de desteğiyle Ukrayna’nın yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik finansman modelleri üzerinde çalıştığı belirtildi. Bu çerçevede Berlin süreci, yalnızca savaşın sona erdirilmesi değil, savaş sonrası ekonomik ve jeopolitik düzenin şekillenmesi açısından da kritik bir dönemeç olarak öne çıkıyor.