0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Analiz - Manşet

Tufan Cömert: “Kapağa Bakıp Kabaksa Bırakın”

Tufan Cömert, yıl sonu gelen “2026 strateji raporları”nın çoğunu klişe özet dili ve risk almayan üslup nedeniyle eleştiriyor. Kendi 2026 çerçevesinde ana eksen: dezenflasyon sürer ama “takılma” riski ...
Hülya Kocaer
Aralık 14, 2025
Paylaş

Tufan Cömert, yıl sonu gelen “2026 strateji raporları”nın çoğunu klişe özet dili ve risk almayan üslup nedeniyle eleştiriyor. Kendi 2026 çerçevesinde ana eksen: dezenflasyon sürer ama “takılma” riski var; TCMB’nin 2026 başında daha güçlü indirim alanı doğabilir. Konsensüsün aşırı kalabalıklaştığı uyarısı yapıyor: “10. adam” mantığıyla ters senaryoya da hazırlık ve portföy çeşitlendirmesi vurgulanıyor.

https://twitter.com/tufancomert/status/1999478746668237289?s=20

Yılın son ayı, piyasa profesyonellerinin gelen kutusunda aynı ritüeli başlatıyor: bankalar, aracı kurumlar ve araştırma ekiplerinden arka arkaya “2026 strateji raporları” düşüyor. Finans dünyasının içinden bir isim olan Tufan Cömert, bu raporların önemli bir kısmına dair hem okur refleksini hem de mesleki itirazını açık bir dille yazıya döktü.

Cömert’in ilk filtresi basit: kapağa, liderliğe ve özet sayfalarına bakıyor. Eğer rapor daha girişte “geçen yılın özetini” yapıyorsa, okumayı orada bitiriyor. “Ben seneye ne olacak diye okuyorum” diyerek, yıl sonu raporlarının güvenli alanlarda dolanmasını eleştiriyor. Bir ikinci kırmızı çizgi de dil: “olmuştur, mümkündür, olasılıklar dahilindedir” gibi yuvarlak bir üslup, ona göre “uçup kaçmayan, ortalamacı, riskten kaçan” raporların işareti. Bu yaklaşımı Fethi Naci’nin meşhur “Karpuzu kestin, baktın kabak… zorla yiyecek misin?” sözünü hatırlatarak savunuyor: sarmıyorsa zorlamadan bırak.

Eleştiri burada bitmiyor. Cömert, raporların “Altın parlamaya devam edecek mi?” gibi herkesin bildiği, defalarca tüketilmiş soru başlıklarına yaslanmasını da hedef alıyor. Bu tip raporların okuyucuyu cevapla değil, daha fazla soruyla baş başa bıraktığını söylüyor ve profesyonel hayatta işe yarayan refleksini ekliyor: “Bana neden soruyorsunuz?” diyecek kadar doğrudan olmak.

Bu “rapor eleştirisi” kısmının ardından Cömert, metnin omurgasını oluşturan kişisel 2026 çerçevesine geçiyor. Ana eksen enflasyon. 2025’in yaklaşık yüzde 31 civarında kapanacağını varsayarken, 2026 için genel bandı yüzde 20–25 olarak çiziyor. Kendi basit zaman serisi modeline göre Nisan–Temmuz döneminde yüzde 27 civarında kısa süreli bir zorlanma ihtimalini not ediyor; ancak bunun kalıcı bir “katılık” değil, ikna edilebilir bir takılma olabileceğini ima ediyor. Bu çerçevede, Aralık enflasyonunun düşük gelmesi ve yıl başındaki sepet güncellemesinin etkisiyle TCMB’nin 2026’nın ilk aylarında daha güçlü faiz indirimlerine alan bulabileceği görüşü öne çıkıyor.

Büyüme ve dış denge tarafında Cömert’in ana önerme seti net: 2026’da büyüme 2025’e göre daha yüksek, cari açık biraz daha yüksek, bütçe açığı ise daha düşük olabilir. Türkiye’nin ithal ara malı bağımlılığı nedeniyle “yüksek büyüme = artan cari açık” bağlantısını temel bir yapısal gerçek olarak hatırlatıyor. Finansman tarafında ise küresel koşulların ve sermaye akımlarının “kaynak” tarafını şimdilik destekleyebileceğini, fakat bunun otomatik bir konfor alanı yaratmadığını vurguluyor.

Kur cephesinde mesaj, TCMB’nin 2026 boyunca sert kur şoklarına izin vermemeye çalışacağı yönünde. Cömert, kurun enflasyona paralel ama zamana yayılan bir patikada ilerlemesini “dezenflasyonun şartı” olarak görüyor ve USD yerine sepet yaklaşımına dikkat çekiyor. Bu bağlamda, TL için en büyük riskin günlük siyasi gürültüden ziyade, bir gün “kur tamamen serbest” mesajı verilmesi olabileceğini söylüyor.

Borsa tarafında ise “kâğıt üstünde iyi hikâye” ile “pratikte zor fiyatlama” arasındaki gerilime işaret ediyor. Düşen faiz, gevşeyen finansal koşullar ve olası yabancı ilgisi BIST için teorik olarak destekleyici; ancak 2025’te fiyatlamaların analizi sık sık boşa düşürdüğünü, robotik akışın ve tahtalardaki aşırılıkların yatırımcıyı yorduğunu belirtiyor.

Metnin en kritik uyarı bölümü ise Cömert’in “10. adam” yaklaşımı. Küresel yatırım bankalarının 2026’ya dair ortak bir hikâyede buluştuğunu, bunun da riskli varlıklar lehine kalabalık bir konsensüs yarattığını söylüyor. Bu konsensüsü tamamen reddetmiyor; ancak tam da bu yüzden ters senaryoya karşı “tek göz açık” uyarısı yapıyor. Son cümle net: coşkuyu koru ama tek enstrümana yüklenme; gün gelir “işe yaramaz” dediğin araç portföyü kurtarır.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2025 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction