
• Hükümet kapanması tartışmaları sürerken yayımlanan yeni Epstein dosyaları, Demokratlar açısından geri tepti.
• Belgeler, Epstein’ın 2019’daki Kongre oturumu sırasında bir Demokrat üyeye Trump aleyhinde “gerçek zamanlı koçluk” yaptığı iddialarını içeriyor.
• Tartışmalar, Epstein’ın siyasi nüfuz ağının boyutu ve ABD siyasetindeki etkisine dair yeni soruları yeniden gündeme taşıdı.
Washington’da tansiyon yeniden yükseldi. Hükümetin kapanması tartışmaları sürerken Demokratların kamuoyunun dikkatini başka yöne çekmek için yayımladığı ek Epstein dosyaları, hesaplananın tam tersi bir etki yarattı. Belgelerde yer alan e-postalar ve mesaj kayıtları, Jeffrey Epstein’ın 2019 Şubat ayında Michael Cohen’in ifade verdiği Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi oturumu sırasında Kongre üyesi Stacey Plaskett ile gerçek zamanlı iletişimde olduğunu öne sürüyor.
İddialara göre Epstein, duruşma devam ederken Plaskett’e Cohen’in hangi sorularla sıkıştırılabileceğine dair yönlendirme yaptı. Mesaj trafiği, Plaskett’in sırası gelmeden hemen önce Epstein’la konuştuğunu, ardından Cohen’e isim ve detay vermeye zorlayan sorular yönelttiğini gösteriyor. Dikkat çeken nokta, Plaskett’in Epstein’ın mesajlarındaki bazı ifadeleri anında teyit etmeye çalışması ve duruşma sırasında Epstein’ın kendisini canlı izlediğini ima eden yanıtlar vermesi.
Epstein ile Plaskett arasındaki bağ yeni değil. Epstein’ın Little St. James ve Great St. James adalarındaki mülkleri Kongre üyesinin bölgesinde bulunuyor. 2023’te açılan bir davada Epstein’ın altı mağduru; Plaskett, eski Virgin Adaları valileri, başsavcı ve bölgedeki bazı üst düzey yetkililerin yıllar boyunca Epstein’ın adadaki faaliyetlerine siyasi koruma sağladığını iddia etmişti. Bu dava daha sonra “önyargıyla” geri çekildi; yani yeniden açılamayacak şekilde kapandı. Fakat iddialar, Epstein’ın yerel ve federal düzeyde nasıl bir nüfuz ağı kurduğuna dair soru işaretlerini canlı tutuyor.
Geniş resimde tartışılan konu yalnızca bir Kongre oturumunda yaşanan mesajlaşma değil. Epstein’ın ABD siyasetindeki etkisinin boyutu, kimler tarafından kullanıldığı ve hangi amaçlara hizmet ettiği tekrar masada. Epstein, uzun yıllar boyunca Demokrat bağışçıları arasında yer aldı, aynı zamanda finans ve siyaset çevrelerinde nüfuz sahibi herkesle ilişki kurmayı başaran bir figürdü. Bu ilişkilerin ne kadarı kişisel ağ, ne kadarı siyasi operasyon niteliği taşıyordu sorusu bugün daha yüksek sesle soruluyor.
Trump cephesi, yayımlanan mesajların “başkanın düşürülmesi için dışarıdan koordine bir çaba” olduğunu savunuyor. Demokratlar ise iddiaların çarpıtıldığını düşünüyor. Ancak gerçek şu ki belgeler, Epstein’ın ölümünden yıllar sonra bile Amerikan siyasetinin en hassas fay hatlarında etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Bu tartışma yalnızca ahlaki değil; kurumsal güven açısından da kritik. Epstein gibi seçilmemiş bir kişinin Kongre oturumlarına gölge düşürecek düzeyde etki kurmuş olabileceği ihtimali bile siyasi yapının denetim ve denge mekanizmalarının zayıflığını gündeme taşıyor. Önümüzdeki günlerde bu dosyanın yeni soruşturmaları tetiklemesi ve Washington’da gerilimi artırması bekleniyor.