
● Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin “yakın ortağı” olarak tanımladı.
● Erdoğan, Almanya’yı Gazze’deki “soykırıma sessiz kalmakla” eleştirirken, iki ülke savunma sanayinde ortak projelere odaklanma mesajı verdi.
● Görüşmede ekonomi, göç, güvenlik ve dış politika başlıkları öne çıktı.
Ankara’da gerçekleşen Erdoğan–Merz zirvesi, hem diplomatik hem ekonomik düzlemde dikkat çeken mesajlara sahne oldu. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin “yakın bir ortağı” olarak gördüğünü belirterek, “Avrupa’ya giden yolu kolaylaştırmaya devam edeceğiz” dedi.
Merz konuşmasında ayrıca Türkiye’deki hukuk sistemini eleştirdi: “Türkiye’nin Avrupa’ya giden yolunu ele aldık. Bu, Kopenhag kriterlerine uyulmasından geçiyor. Türkiye’de verilen kararlar bu koşulları yerine getirmiyor. Hukuk devleti ve demokrasi konusunda, Avrupa’da anladığımız şekilde hareket edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin önemli bir rol oynamasını istiyoruz. Böyle bir bakış açısı için raporlar hazırlanması gerekiyor. Ben de endişelerimi dile getirdim. Örneğin, yargının bağımsızlığıyla bizim anlayışımıza bağdaşmayan konular olduğunu söyledim.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise basın toplantısında Almanya’yı Gazze’deki insani krize sessiz kalmakla eleştirerek, “İsrail, Gazze’ye karşı nükleer ve diğer silahlarını kullanıyor. Hamas’ın elinde bu silahlar yok. Almanya bunları görmüyor mu?” ifadelerini kullandı. Erdoğan, Türkiye, Almanya ve diğer ülkelerin Gazze’deki açlık ve katliamı durdurmanın insani bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Savunmada yeni eksen mesajı
Erdoğan, Avrupa’nın değişen güvenlik ortamına dikkat çekerek, Türkiye ile Almanya’nın savunma sanayisinde yüksek işbirliği potansiyeline sahip olduğunu belirtti:
“Savunma ürünlerinin tedarikinde yaşanan sorunları geride bırakmalı, ortak projelere odaklanmalıyız.”
Bu açıklama, son dönemde Eurofighter Typhoon ve diğer ortak savunma girişimleri konusunda yaşanan tıkanıklıklara gönderme olarak değerlendirildi.
Göç ve ekonomi masada
Merz, iki ülkenin göç yönetiminde birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti: “Başarısız iltica başvurularında bulunan kişilerin geri gönderilmesi konusunda daha fazla ilerleme kaydetmeliyiz.”
Zirvede ayrıca ulaştırma, ticaret ve enerji sektörlerinde yatırım ve finansman kanallarının genişletilmesi de ele alındı.
Stratejik bağlar yeniden tanımlanıyor
Uzmanlar, Merz’in Ankara ziyaretiyle birlikte Berlin’in Türkiye politikasında pragmatik bir dönüşüm sinyali verdiğini belirtiyor. AB–Türkiye ilişkilerinde üyelik tartışmaları geri planda kalırken, ekonomi, göç ve savunma odaklı “işlevsel ortaklık” ön plana çıkıyor.