
Uluslararası saygın ekonomist ve PIMCO’nun eski CEO’su Mohamed A. El-Erian, küresel ekonominin en sıcak konularına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. El-Erian’ın yapay zeka (AI) destekli ekonomik patlama, altın ve Bitcoin’in geleceği ile özel kredi piyasalarındaki risklere ilişkin görüşleri finans dünyasında yankı uyandıracak nitelikte.
Mohamed A. El-Erian, içinde bulunduğumuz dönemi “yapay zeka odaklı bir ekonomi” olarak tanımlarken, AI’ın verimlilik artışı açısından sunduğu potansiyelin muazzam olduğuna dikkat çekti.
“Şu anki dönemin ‘AI destekli bir patlama’ olmasından endişe etmiyorum,” diyen El-Erian, mevcut durumu “rasyonel bir balon” olarak nitelendirdi. Bu rasyonellik, yapay zeka vaadinin büyüklüğünden kaynaklanıyor ve mikro ölçekte farklı AI şirketlerine muazzam miktarda para akmasını sağlıyor.
El-Erian’a göre bu durum, şirketler arasındaki rekabeti ve mükemmelleşmeyi teşvik ettiği için olumlu. Ancak uyarısı net: “Nihayetinde yalnızca birkaç kazanan olacak, geri kalan yatırımların bir kısmı hayal kırıklığıyla sonuçlanacak.” Genel ekonomi açısından ise bu sürecin önemli bir verimlilik artışı vaat etmesi nedeniyle iyi haber olduğu belirtiliyor.
Altın piyasasındaki yükselişi dolar endişesine bağlayan El-Erian, dünyanın geri kalanının Amerikan özel sektörüne güvendiğini ancak dolardan uzak durduğunu belirtiyor. Yabancı sermayenin ABD piyasalarına girerken büyük ölçüde hedge (kur riskine karşı korunma) yapması bu durumu açıkça gösteriyor.
Altın fiyatlarını hareketlendiren iki ana unsur şöyle sıralanıyor:
Spekülatörlerin de eklenmesiyle yükselişin devam edeceğini belirten El-Erian’ın tahmini ise iddialı: “Bu yıl içinde altının 5.000 doları görmesi beni şaşırtmaz.”
El-Erian, altındaki yatırım piramidinin tabanını merkez bankaları, ortasını kurumsallar ve tepesini spekülatörler olarak tanımlarken, Bitcoin’i ise henüz gelişim aşamasında görüyor.
“Bitcoin’de piramidin neredeyse tamamı spekülasyondan oluşuyor; temele dayalı yatırım tabanı çok daha küçük,” diyen ekonomist, bu yüzden Bitcoin’in çok daha dalgalı olacağını ve altının istikrar karakterine sahip olmadığını vurguladı. Temel yatırımcı tabanının gelişmesine rağmen, bu altyapının altının çok gerisinde olduğu belirtildi.
Son olarak, özel kredi (private credit) piyasasındaki olası çatlaklara değinen El-Erian, bazı sorunlar görülmesine rağmen bunların sistemik bir risk taşımadığı görüşünde.
“Evet, bazı çatlaklar görüyoruz, hatta daha fazlasını da göreceğiz. Ama bunlar termit değil; yani finansal sistemin temellerini içten kemiren bir durumdan bahsetmiyoruz,” ifadelerini kullandı. Bu sorunlar, yatırımcıların getiri arayışıyla aşırı risk aldığı bir dönemde ortaya çıkan izole vakalar olarak değerlendirildi. Faiz farklarının daraldığı bir ortamda, bazı yatırımcıların risk eğrisinde gereğinden fazla ileri gitmesinin kaçınılmaz sonucu olarak nitelendirildi.
Öte yandan El-Erian, sistemin bütünü açısından özel kredi mekanizmasının olumlu yanlarına da dikkat çekiyor. Bu mekanizma sayesinde bazı şirketler, geleneksel bankalardan alamayacakları finansmana ulaşabiliyor. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde özel kredi akışlarının artması da “oldukça iyi bir gelişme” olarak değerlendirildi.