
Merkez Bankası’nın (TCMB) net döviz pozisyonundaki dalgalanma piyasaların gündeminde. Son beş günlük kesintisiz düşüşün ardından son iki günde yeniden sınırlı artış kaydedilmesi dikkat çekti.

Grafik, TCMB net döviz pozisyonunun martta 59 milyar dolardan mayısta 7,6 milyar dolara gerilediğini, ardından temmuzda 20,5 milyar dolar ve ağustosta 48,5 milyar dolar seviyelerine ulaştığını gösteriyor.
Eylül başında gelen beş günlük düşüşte net pozisyon 40,5 milyar dolara indi. Ancak TCMB verilerine göre altın hariç hesaplanan son iki günlük hareketle 0,9 milyar dolarlık artış kaydedildi. Bu sınırlı toparlanma, döviz tarafında kısa vadeli bir rahatlama işareti olarak görülüyor.
Altın fiyatlarının küresel ölçekte rekor seviyelere çıkması, rezerv kompozisyonunu önemli ölçüde etkiliyor. Bu nedenle analistler, net rezervleri değerlendirirken altın hariç hesaplara odaklanıyor.
Son iki gündeki artışın altın hariç hesaplamada 0,9 milyar dolar olması, döviz rezervlerinde gerçek bir toparlanmaya işaret ediyor. Bunun özellikle ihracatçıların döviz bozdurması ve sınırlı portföy girişlerinden kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Buna karşılık KKM çözülmeleri ve enerji ödemeleri gibi kalemlerin ilerleyen dönemde döviz talebini artırabileceği, rezervlerin kalıcı olarak güçlenmesini zorlaştıracağı vurgulanıyor.
Türkiye ekonomisinde rezervler, yatırımcı güveni ve döviz kuru istikrarı açısından kritik önemde. Mart-mayıs arasındaki sert erime, dış şoklara karşı kırılganlığı ortaya koymuştu.
Swap dışı net rezervlerin düşük seviyelerde kalması, yabancı yatırımcıların Türkiye risk primini yüksek tutan unsurlardan biri. Bu nedenle kısa vadeli toparlanmalara rağmen kalıcı iyileşme için yapısal sermaye girişlerine ihtiyaç duyuluyor.
Rezervleri destekleyecek unsurlar şunlar:
TCMB’nin net döviz pozisyonunda son iki günlük artış, piyasalara kısmi rahatlama sunsa da tablo kırılganlığını koruyor. Kalıcı istikrar için sermaye girişleri, ihracat artışı ve enerji bağımlılığını azaltıcı adımlar şart.
“Rezervlerdeki bahar havası şimdilik kısa süreli esen bir rüzgâr; kalıcılığı için yapısal reformlar kritik.”