

Deutsche bank strateji güncellemesi: “EM’den uzak durun, dolar ve volatiliteyle yön bulun”
Deutsche bank’ın iki önemli ismi son dönemdeki küresel piyasa hareketlerini analiz ederek yatırımcılara dikkat çeken uyarı ve önerilerde bulundu. bankanın cema (orta avrupa, orta doğu ve afrika) ticaret başkanı Aditya Singhal ve küresel fx türevleri başkanı Thomas Berger, gelişmekte olan piyasalardan (EM) uzak durulması gerektiğini vurgularken, volatilitenin geri dönmesiyle birlikte döviz ve altın piyasalarında stratejik pozisyon alma zamanının geldiğini belirtiyorlar.
Aditya Singhal’e göre Türkiye ve Güney Afrika gibi gelişen piyasalarda artık anlamlı bir yatırım değeri kalmadı. döviz, faiz ve kredi taraflarında cazibe kalmadığını belirten singhal, özellikle bu iki ülkeye yönelik herhangi bir risk almak istemediklerini net biçimde ifade ediyor.
ayrıca Singhal, şu anda Abd’de kısa vadeli faiz kontratlarına yöneldiklerini ve nisan-mayıs dönemine denk gelen Fed vadelerinden pozisyon aldıklarını belirtiyor. Küresel ölçekte temel senaryoları,ABD’de bir mini resesyon yaşanması ve dünyanın geri kalanının da bu eğilime sürüklenmesi. Bu senaryo gerçekleşirse, ABD dolarının yeniden güç kazanacağına inanıyorlar.
Singhal’e göre Trump yönetiminin stratejisi, düşük petrol ve ham madde fiyatları üzerinden dünyayı tekrar ABD’ye yönlendirmek. “herkes sonunda Amerika’ya dönecek” diyen Singhal, bu değişimin hem jeopolitik hem de ekonomik açıdan derin bir dönüşüm anlamına geldiğini savunuyor.
Deutsche bank, Çin para birimi yuanda zamanla bir devalüasyon yaşanacağını öngörüyor. Bu durum Çin’in büyüme stratejilerini yeniden ayarlamasına olanak tanıyabilir.
Aynı zamanda ABD’nin teknoloji üstünlüğünü sorgulatabilecek “deepseek” adlı yapay zekâ girişiminin yapacağı yeni yayınlara dikkat çekiliyor. Nvidia gibi teknoloji devlerine olan talebin düşebileceği ve talep kaynaklı enflasyonun zayıflayabileceği tahmin ediliyor.
Emtia tarafında ise sadece savunma sanayinde kullanılan kobalt gibi ürünlerin değer kazanması bekleniyor. Diğer tüm emtialarda ise düşüş trendi söz konusu.
FX Türevleri Başkanı Thomas Berger ise özellikle döviz piyasalarında son haftalardaki düzensiz ve sert hareketlere dikkat çekiyor. Berger’e göre volatilite geri döndü, bazı para birimlerinde covid dönemine benzer seviyeler yeniden fiyatlanıyor. Japon yeni ve İsviçre frangı bu kapsamda öne çıkıyor.
Dolara inanan yatırımcılar için kaldıraçlı işlemler öne çıkıyor. Berger, 6 aylık vadede euro/dolar put opsiyonlarının şu an çok ucuz olduğunu ve bu pozisyonların cazip fırsatlar sunduğunu belirtiyor. Ayrıca usd/chf (dolar/isviçre frangı) için yukarı yönlü pozisyonları öneriyor.
Piyasalardaki klasik korelasyonların kırıldığını belirten Berger, şu üç pozisyona dikkat çekiyor:
bu ortamda euro çaprazlarında ciddi fırsatlar bulunduğunu vurguluyor.
Brezilya ve Meksika’da yaşanan geri çekilmelerin, Çin üzerinden yapılan fonlamalardan kaynaklandığını belirten Berger, Çin fonlamasının yüksek taşıma getirisi (carry) sunduğunu, bu sebeple bu iki ülkede yatırımcıların pozisyonlarını azalttığını ifade ediyor.
Altında yukarı yönlü uzun vadeli taşıma işlemleri öne çıkarken, aynı zamanda Berger, aşağı yönlü riskleri yönetmek için xau/usd put opsiyonları aldıklarını da söylüyor.
İsviçre frangı, sterlin ve euro için yapılandırılmış vol paketlerinin yüksek fiyatlandığını belirten Berger, buna rağmen kısa vadeli euro volatilitelerinin satış için cazip olabileceğini ifade ediyor.
Özetle, Deutsche bank şu anda riskten uzak, temkinli ve seçici bir yaklaşım benimsemiş durumda. Türkiye ve Güney Afrika gibi gelişmekte olan ülkelere mesafeli duran banka, ABD merkezli faiz ve döviz stratejilerine odaklanıyor. Altın, teknoloji ve döviz piyasalarında ise opsiyon temelli korumacı ama fırsatçı pozisyonlar öne çıkıyor.
Bu perspektifte petrol 45 dolara düşerse ne olur? Ayrıca Bitcoin hakkındaki görüşünüz nedir?
Aditya’nın yanıtı: Petrolün 45 dolara düşmesi ABD için de avantajlı bir durum değil, bu nedenle ABD stratejik rezervlerini doldurmaya başlayacaktır. Kendinizi 1947’ye, savaş sonrası döneme koyun: O zamanlarda önemli olan şey, herkesi ortak bir zemine çekebilmekti. Şimdi de benzer bir durum söz konusu; esas mesele ABD ile Çin arasında şekilleniyor. Eğer müdahale edilmezse, Çin’in dünya imalatındaki payı %60–70’e kadar çıkmaya devam eder.
Bitcoin teknolojik soğuk savaştan dolayı tehdit altında. Çünkü bu yeni soğuk savaş yarışının odak noktası kuantum bilgisayarlar. Kuantum bilgisayarlar mevcut şifreleme sistemlerini kırabilir ve bu da Bitcoin’i tamamen değersiz hale getirir. Bu yüzden Bitcoin’i uzun vadeli bir değer saklama aracı olarak görmüyorum.