
Piyasa masasında öne çıkan ana resim net. 2026’ya yönelik temel beklenti düşük oynaklık, taşıma getirisine dayalı stratejiler ve geniş anlamda “sakin ama ilginç” bir makro rejim. Ancak yüzeyin altında üç büyük risk başlığı büyüyor: özel kredi piyasası, yapay zekâ yatırımlarının rotası ve ABD siyasi ekseninin ekonomi üzerinde yaratacağı baskılar. Görüş birliği özellikle carry işlemlerinin cazibesi üzerinde yoğunlaşıyor fakat kırılganlık yüksek; tek bir şok, risk iştahının yönünü hızla tersine çevirebilir.
Avrupa değerlendirmesi Almanya–ABD tahvil farkında daralma teması üzerine kuruluyor. Euro’nun dolar karşısında güçlü kalacağı fikri yaygın. Hisse tarafında yaklaşım net: geri çekilmeler alım fırsatı, özellikle Fransa ve geniş Avrupa endekslerinde. Sorular büyük ölçüde iki eksende dönüyor: özel kredi piyasasında biriken riskin patlayıp patlamayacağı ve yapay zekâ yatırımlarının üretkenlik devrimi mi yoksa aşırı değerleme mi getireceği.
Varlık yöneticileri, sigorta ve emeklilik fonlarının ağırlıkta olduğu masada tartışmaların odağında şu başlıklar vardı: AI harcamaları ekonomik döngüyü nasıl şekillendirir? Sermaye harcamaları büyümeyi hızlandırır mı yoksa şirket bilançolarında yük mü yaratır? Cevaplar net değil ancak belirsizlik yüksek ve uç senaryoların maliyeti büyük.
Para birimleri cephesinde üç faktör belirleyici görülüyor: Fed’in kaç indirim yapacağı, ABD ile diğer ekonomiler arasındaki büyüme farkı ve Japonya–Çin’in zıt enflasyon dinamikleri. Avro/Dolar paritesinin 1,20 üzerine kalıcı şekilde çıkabilmesi için yuan ve yen tarafında daha sert hareketler gerektiği ifade ediliyor.
Yapay zekâ tartışması strateji sunumlarının merkezi. Bir grup, AI’ın üretkenliği sıçratacağına ve uzun vadeli büyümenin buradan geleceğine inanıyor. Diğerleri, dev yatırımların kazananı sınırlı sayıda şirket olacağını, geri kalan geniş kesimin hayal kırıklığı yaşayacağını savunuyor. Oracle–OpenAI çizgisi ile Alphabet arasındaki ayrışma masada dikkat çeken örnek.
Çin üzerinde pozitif vurgu belirgin. Yaşlanan nüfusa rağmen yapay zekâ tabanlı verimlilik hamlesi yapısal iyimserliği besliyor. Hindistan’ın 2026’da dördüncü, 2028’de üçüncü büyük ekonomi olması beklentisi ise küresel ağırlığın yeniden dağıldığı bir döneme işaret ediyor.
Anketlerde Avro lehine görüş hâkim. ABD tahvil faizlerinde yön belirsiz, Bund tarafında “faiz daha yüksek” beklentisi baskın. S&P 500 için tablo kırılgan bir iyimserlik barındırıyor. Fed’in Aralık’ta indirim yapması çoğunluk beklentisi; ancak Ocak toplantısında bekle-gör tavrı güçleniyor. ABD siyasetinin Fed’e olası müdahalesi, yeni gümrük tarifeleri ve Yüksek Mahkeme kararları kur ve faiz için ana risk algısını oluşturuyor.
Stratejist George Saravelos, G10 merkez bankalarının 2026’da uzun süre nötr kalacağı görüşünde. Maliye politikası gevşek, kredi döngüsü ılımlı, enerji fiyatları kontrollü. “Altın saçlı kız” senaryosu – ne aşırı sıcak ne aşırı soğuk – baz görünüm olarak öne çıkıyor. Ancak belirleyici değişken yapay zekâ. Hem büyümeyi parlatabilecek hem de işsizliği tetikleyerek sert düzeltme yaratabilecek çift yönlü bir güç.
Jim Reid tarihsel veriyle uyarıyor. 2000 balonu sonrası S&P’nin eski seviyesine dönmesi 13 yıl sürdü. Bugünkü değerlemeler pahalı ve endeks dar bir hisse grubunun üzerinde yükseliyor. AI senaryosu uç: insanlığı yok oluşa taşıyabilecek riskten kıtlık çözümüne kadar geniş bir aralık. En çarpıcı çıkarım: kazananların mevcut devler değil, bu teknolojiyi ikinci aşamada verimli kullanan ucuz şirketler olabileceği.
Tahvil masasında Almanya öne çıkıyor. Piyasa daha yüksek Bund faizi fiyatlıyor. ECB, petrol ve büyüme yavaşlığı arasında dengede; faiz değişiminde temkin belirgin. Avrupa tahvil farkları olası sorunsuz sıkışma senaryosunu fiyatlasa da Fransa’da kriz, Bitcoin çöküşü, hisse düzeltmesi veya Trump–Xi tansiyonu gibi şoklar bu dengeyi bozabilecek potansiyelde.
Top işlem fikirleri netleştiriliyor: riskli varlıklarda %10 düzeltme alım fırsatı, Almanya tahvillerinde opsiyon stratejileri, Fransa varlıklarında geri çekilmede pozisyon artırma, İngiltere tahvillerinde uzun vade primi arayışı, yüksek getirili şirket tahvillerinde uzun duruş, sınır ve gelişen ülkelerde carry stratejileri, İsveç kronunda kısa – Yeni Zelanda dolarında uzun görüşü.
Piyasanın acı verecek senaryosu üçlü: beklenmedik sert dolar yükselişi, ABD–Almanya tahvil farkının açılması, oynaklığın sıçrayarak carry işlemlerini ezmesi. Genel hava temkinli iyimserlik; risk duygusu zayıf ama şok kapasitesi yüksek. Gözler AI, özel kredi, Avrupa siyaseti ve Asya kurlarında. Bu denge uzun süre korunabilir, fakat tek bir kırılma bütün fiyatlamayı yeniden kurgulayabilir.