
Küresel finans kuruluşlarının 2025 yılına ilişkin altın fiyat tahminleri, piyasada ortak bir denge noktasından ziyade derin bir belirsizliğe işaret ediyor. Goldman Sachs’tan UBS’e, Deutsche Bank’tan HSBC’ye kadar uzanan geniş yelpazede tahminler, ons altın için 2.750 dolar ile 3.500 dolar arasında değişiyor. Bu tablo, altın fiyatlamasında tek bir senaryonun hâkim olmadığını net biçimde ortaya koyuyor.

Büyük bankaların yayımladığı tahminlere bakıldığında, Goldman Sachs 2025 yılı için ons altını 2.910 dolar seviyesinde öngörürken, Commerzbank ve Morgan Stanley 3.000 dolar beklentisini paylaşıyor. HSBC tahminini 3.015 dolar ile bu bandın biraz üzerine taşırken, Deutsche Bank ve ANZ daha temkinli bir çerçeve çizerek sırasıyla 2.850 ve 2.800 dolar seviyelerini işaret ediyor. En iyimser senaryo ise UBS’ten geliyor; banka, 2025 yılında altının 3.500 dolara kadar yükselebileceğini öngörüyor. Reuters anketinin medyan tahmini ise 2.756 dolar ile bu geniş skalada daha aşağı bir noktada yer alıyor.
Ortaya çıkan bu dağılım, altın fiyatlarının yalnızca tek bir değişkene bağlı olmadığını gösteriyor. Merkez bankalarının faiz politikaları, jeopolitik riskler, küresel resesyon ihtimali, doların seyri ve merkez bankalarının altın alımları gibi çok sayıda faktör, tahminlerin bu kadar farklılaşmasının temel nedeni olarak öne çıkıyor. Özellikle Fed’in faiz indirimi takvimi konusundaki belirsizlik ve Orta Doğu ile Ukrayna merkezli jeopolitik riskler, altının hem güvenli liman hem de spekülatif bir varlık olarak konumlanmasına yol açıyor.
Kurumsal tahminler arasındaki bu makas, piyasada “kesin doğru” bir altın senaryosu olmadığını da teyit ediyor. 3.500 dolar beklentisi, küresel risklerin sertleştiği ve para politikasının hızla gevşediği bir dünyayı ima ederken; 2.750–2.800 dolar bandındaki tahminler, kontrollü bir yavaşlama ve faizlerin yüksek seyrini koruduğu daha dengeli bir senaryoya dayanıyor.
Sonuç olarak, 2025’e giderken altın piyasasında belirsizlik fiyatlanıyor. Dev finans kuruluşlarının dahi bu kadar farklı senaryolar üretmesi, yatırımcı açısından altının “tek yönlü bir bahis” olmaktan çıktığını gösteriyor. Görünüm, altının yönünden çok volatilitesinin öne çıkacağı bir döneme işaret ederken, fiyatların hangi tahmine yaklaşacağını küresel makro ve jeopolitik gelişmeler belirleyecek.